
Fas’tan İspanya’ya göçmen akınını gösteren videolar gerçek mi?
3 Ağu 2026
14:19
Sonuç
- Ceuta’daki göç krizine dair paylaşılan birçok video ve fotoğraf gerçeği yansıtmıyor.
- İncelediğimiz görüntüler; Türkiye, Fransa ve Kolombiya gibi farklı ülkelerde, farklı tarihlerde kaydedilmiş.
İddia Yayılımı
İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada, önceki 24 saat içinde Fas’tan yaklaşık 60 bin göçmenin deniz ve kara yoluyla Kuzey Afrika’daki İspanyol şehri Ceuta’ya (Sebte) geçtiğini duyurdu. Şehir, on yılların en büyük düzensiz göç hareketlerinden biriyle karşı karşıya kaldı.
Göçmenlerin büyük bölümü, Fas’ın Fenidek kentinin kıyılarından yüzerek veya sahil şeridi boyunca yürüyerek sınırı aştı. Nüfusu normalde 85 bin civarında olan Ceuta’ya bir günde giren düzensiz göçmen sayısının 50 bini bulduğu tahmin ediliyor. Bu da kentin barınma ve kabul kapasitesinin kat kat üzerinde bir rakam.
Krizin insani bedeli de ağır oldu: yüzerek veya yürüyerek geçiş yapan göçmenlerden en az 34’ünün hayatını kaybettiği bildirildi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, bölgeyi ziyaret ederek yaşanan kitlesel göç dalgasını “saldırı” ve “İspanya’nın toprak bütünlüğünün ihlali” olarak nitelendirdi.
Öte yandan tablo tek yönlü ilerlemedi: İspanya İçişleri Bakanlığı, 31 Temmuz’da 25 binden fazla göçmenin Ceuta’dan ayrılıp Fas’a geri döndüğünü açıkladı; yetkililer, İspanya’da yasal statü kazanma ihtimallerinin bulunmadığını anlayan çoğunlukla genç erkek göçmenlerin geceyi kentte açık havada geçirdikten sonra döndüğünü belirtti. Bu geri dönüş dalgası, krizin büyüklüğünü azaltmasa da, olayın anlık bir “istila” senaryosundan çok, kısa süreli ve yoğun bir geçiş denemesi dalgası olduğunu gösteriyor.
Söz konusu kriz sosyal medyada çok sayıda yanlış bilgi ve dezenformasyonun dolaşıma girmesine neden oldu. Bu sebeple olayla ilgili dünya çapında en çok görüntülenme alan dezenformasyonları inceledik.
Kanıt
Ceuta neden önemli?
İddiaları incelemeden önce Ceuta’nın neden bu kadar kritik bir konumda olduğunu anlamak gerekiyor.
Ceuta, Afrika kıtasında yer almasına rağmen İspanya’ya bağlı özerk bir şehir ve aynı zamanda Avrupa Birliği’nin Afrika’daki tek kara sınırlarından biri. Bu nedenle Ceuta’ya ulaşan düzensiz göçmenler yalnızca İspanya’nın değil, Avrupa Birliği’nin göç ve sınır güvenliği politikalarının da doğrudan konusu hâline geliyor.
Bölge ilk kez büyük bir göç krizi yaşamıyor. Mayıs 2021’de yaklaşık 8 bin kişi kısa süre içinde Ceuta’ya geçmişti. O dönem yaşanan kriz, İspanya’nın Batı Sahra’daki Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali’yi COVID-19 tedavisi için ülkeye kabul etmesinin ardından Fas’ın sınır kontrollerini gevşettiği iddialarıyla ilişkilendirilmişti. Birçok uluslararası analizde bu olay, göçün iki ülke arasındaki diplomatik gerilimde siyasi baskı aracı olarak kullanıldığı örneklerden biri şeklinde değerlendirildi.
Temmuz 2026’da yaşanan olay ise hem ölçeği hem de insani sonuçları bakımından çok daha büyük bir kriz olarak öne çıktı. Uluslararası haber kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre yalnızca yaklaşık 24 saat içerisinde 50 ila 60 bin kişi Ceuta sınırını geçti. Hayatını kaybedenlerin sayısı ise kullanılan kaynağa göre 18 ile 34 arasında değişiyor. Krizin tam olarak hangi gelişmeyle tetiklendiği ise hâlâ netlik kazanmış değil. İspanya ve Fas makamları farklı değerlendirmelerde bulunurken, uzmanlar sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin ve insan kaçakçılığı ağlarının propagandasının göç hareketini önemli ölçüde etkilediğine dikkat çekiyor.
İddia 1 : Kalabalık göçmen grubu İspanya’ya ilerliyor
Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, dağlık bir arazide yürüyen kalabalığın Ceuta’ya ilerleyen düzensiz göçmenleri gösterdiği öne sürüldü. Oysaki görüntüler Türkiye’den. Tersine görsel arama ve açık kaynak incelemeleri, videonun 5 Temmuz 2026’da Şırnak’taki Cudi Dağı’nda düzenlenen Hz. Nuh’u Anma Merasimi sırasında kaydedildiğini gösteriyor.
Şırnak Ajans muhabiri Bedri Caner tarafından Instagram hesabında “Cudi Dağı” açıklamasıyla paylaşılmış ve kısa sürede 1 milyondan fazla görüntülenmeye ulaşmıştı.

Dolayısıyla video, Ceuta’daki göç kriziyle bağlantılı değil.
İddia 2: Göçmenler İspanya şehirlerini ele geçirdi
Bir başka videonun da Ceuta’daki göçmen akını sırasında İspanya’da kaydedildiği iddia edildi. Ancak görüntüler Fransa’dan. Video, 30 Mayıs 2026’da Paris Saint-Germain’in UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını üst üste ikinci kez kazanmasının ardından Fransa’nın Toulouse kentinde yaşanan olaylar sırasında çekilmiş.
Uluslararası basında yer alan haberlere ve sosyal medya paylaşımlarına göre PSG’nin zafer kutlamaları sonrasında Toulouse başta olmak üzere birçok Fransız kentinde şiddet olayları, kundaklamalar ve güvenlik güçleriyle çatışmalar yaşandı.
Dolayısıyla görüntülerin Ceuta’daki göç kriziyle herhangi bir ilgisi bulunmuyor.
İddia 3: İspanyollar evlerini Faslı göçmenlerden korumak için balkonlarını telle kapattı
Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, bir apartman balkonunun tel örgüyle çevrildiği görülüyor ve bunun Ceuta’daki göç krizinin ardından ev sahiplerinin aldığı yeni bir önlem olduğu ileri sürülüyor. Ancak görüntüler güncel değil.
Video en az Mayıs 2026’dan bu yana internette dolaşımda bulunuyor ve Ceuta’daki son gelişmelerden önce paylaşılmış durumda.
Paylaşımlara bakılırsa bu videodaki balkonun telle çevrilmesinin sebebi bölgede yaşanan okupa sorunu.
“Okupa”, özellikle Barselona ve Katalonya başta olmak üzere bazı bölgelerde boş veya uzun süre kullanılmayan evlerin izinsiz şekilde işgal edilmesini ifade ediyor. Bu nedenle İspanya’da faaliyet gösteren birçok güvenlik şirketi ve çilingir, özellikle zemin ve birinci katlarda bulunan evlerde pencere ve balkonlara ek güvenlik sistemleri veya parmaklık taktırılmasını rutin bir güvenlik önlemi olarak öneriyor.
Dolayısıyla videonun Ceuta’daki göç kriziyle bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmuyor.
İddia 4: Polis göçmen bir genci köşeye sıkıştırıyor
Sosyal medyada dolaşıma giren bir başka videoda polislerin bir genci köşeye sıkıştırdığı görüntülerin Ceuta’da kaydedildiği iddia edildi. Ancak açık kaynak incelemeleri bunun da doğru olmadığını gösteriyor.
Video, Ceuta’daki göç hareketinden önce Kolombiya’da kaydedilmiş. Görüntüler farklı bir olay sırasında çekilmiş olmasına rağmen, bağlamından koparılarak İspanya’daki göç kriziyle ilişkilendirilmiş.
Bu örnek de kriz dönemlerinde eski veya ilgisiz görüntülerin yeni olaylarla ilişkilendirilerek yanlış bilgi üretildiğini gösteren vakalardan biri olarak öne çıkıyor.
Görüldüğü üzere Ceuta’da yaşanan göç krizi yalnızca sınır güvenliği ve göç politikaları açısından değil bilgi kirliliğinin kriz dönemlerinde ne kadar hızlı yayılabildiğini göstermesi bakımından da dikkat çekici bir örnek oldu. Olayların ardından sosyal medyada dolaşıma giren çok sayıda video ve fotoğrafın farklı ülkelere, farklı tarihlere ve bambaşka olaylara ait olduğu ortaya çıktı.




