Baz istasyonları kansere sebep oluyor iddiası

Baz istasyonlarının kanser riskine yol açtığı iddiası yıllardır konuşuluyor. Medyaya yansıyan her baz istasyonu veya 5G haberinin ardından iddia yeniden sosyal medya platformlarında tartışılıyor. Dogrula.org güncel araştırmaları dikkate alarak, konuyu masaya yatırdı:

Baz istasyonu ve kapsama alanı
Baz istasyonu iki yönlü mobil ağ sisteminde yayın yapan birimdir. Radyo sistemleri verici görevi görerek tek bir antenden oluşurken; baz istasyonları hem sinyal alır, hem de sinyal gönderir yani alıcı ve verici olarak iki antenden oluşur.

Baz istasyonları çıkış güçleri ve hedefledikleri kapsama alanları nedeniyle üç sınıfa ayrılırlar.  Makro (Büyük Çaplı) İstasyonlar: Geniş kapsama istenen az yerleşimli kırsal alanlarda ve şehirlerarası yollarda kurulurlar. Mikro (Küçük Çaplı) İstasyonlar: Şehir içlerinde, cep telefonu abonelerinin yoğun olarak bulundukları cadde, sokak ve meydanlarda, yüksek kapasite istenen uygulamalarda kurulurlar. Piko (Çok Küçük Çaplı) İstasyonlar: Alışveriş merkezleri, plazalar, oteller gibi sadece bina içlerine servis verecek özel uygulamalardır.

Baz istasyonları kansere sebep oluyor mu?

Toplumun geneli nükleer radyasyon, cep telefonu radyo dalgaları ve elektromanyetik alanların sağlık sorunlarına yol açabilecek olumsuz etkilerinden tedirgin. Uzmanların bir kısmı bu görüşü desteklerken bir kısmı da sağlık sorununa sebep olacak etkilerin mümkün olmadığını belirtiyor.

Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi’nin ev sahipliğini yaptığı Uluslararası Elektromanyetik Alanların İnsan Sağlığına Etkileri Sempozyumu kapsamında Türkiye’ye gelen Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) Çevre ve Radyasyon Birimi Başkanı Dr. Joachim Schüz, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, uzun zamandır sağlık ajanslarının yeni teknolojilerin sağlığa etkileri üzerinde çalışmalar yaptığını ifade etti. Araştırmalarda baz istasyonları ve cep telefonlarının kanser yaptığına dair bir bulgu elde edilmediğinin dikkat çeken Schüz, “Bu teknolojiler henüz çok yeni ve aynı zamanda çok yaygın. İnsanların endişe duymasının da sebebinin bu olduğunu düşünüyorum” dedi.

Görsel: Ulusal Kanser Enstitüsü
Yukarıdaki elektromanyetik spektrum çizimi, aşırı düşük frekanslardan, aşırı yüksek frekanslara (x ışınları ve gama ışınları gibi) kadar değişen olası elektromanyetik enerji frekanslarını gösterir ve hem iyonlaştırıcı olmayan hem de iyonlaştırıcı radyasyonu içerir.
Çok yüksek seviyelerde, RF dalgaları vücut dokularını ısıtabilir. Ancak cep telefonlarının ve kulelerin kullandığı enerji seviyeleri çok daha düşük.Cep telefonları, FM radyo dalgaları ve mikrodalgalar arasındaki elektromanyetik spektrumdaki bir enerji biçimi olan RF dalgaları aracılığıyla yakındaki baz istasyonlarıyla iletişim kurar. FM radyo dalgaları, mikrodalgalar, görünür ışık ve ısı gibi, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon biçimleridir . Bu, hücrelerin içindeki DNA’ya doğrudan zarar vermedikleri anlamına gelir; bu, x-ışınları, gama ışınları ve ultraviyole (UV) ışınları gibi daha güçlü ( iyonlaştırıcı ) radyasyon türlerinin kansere neden olabileceği düşünülmektedir.

Elekromanyetik alanın olumsuz etkilerini araştırmaya yönelik olarak Atina Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan deneyde 1 saat cep telefonu ve wifi (kablosuz bağlantı) bulunan ortamda kalan farelerin öğrenme bozukluğu çektiği, uzun süre bu dalgalara maruz kalan farelerin de 5 saat önce öğrendiklerini dahi unuttuklarını ortaya çıkardı. Hamile farelerin de bu dönemde cep telefonu dalgasına maruz kalmalarının ardından hücrelerinin bozulduğu, bu bozukluğun yavrularının beyinlerine de zarar verdiğini gösterdi.

Avustralyalı araştırmacılar 1982 ile 2013 arasındaki 30 yıllık verileri toplayarak, telefon kullanımı ile kanser oranlarının ilişkilendirildiği bir harita çıkardı. Araştırmacılar Cancer Epidemiology dergisinde yayınlanan makalelerinde: “Artan cep telefonu kullanımı ile bağdaşan herhangi bir beyin kanseri vakası artışı bulamadık” açıklaması yaptılar. Araştırmacılar, 70 ile 84 yaş arası kanser oranlarında zamana bağlı artış gözlense de bunun henüz cep telefonlarının kullanımından önce başlamış olduğunu ve bu artışın son yıllarda gelişen teknoloji ile daha iyi teşhis ve daha iyi kanser tanısı konulmasına bağlı olduğunu belirtiyorlar.

Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) , 2011 yılına kadar yayınlanan çalışmaların incelemesine dayanarak, cep telefonu kullanıcıları arasında beyin tümörleri riskinde olası bir artışa ilişkin sınırlı kanıtlara dayanarak RF radyasyonunu “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırmıştır.

2018’de ABD Ulusal Toksikoloji Programı (NTP) ve İtalya’daki Ramazzini Enstitüsü tarafından yayınlanan büyük çalışmalar, laboratuvar faresi gruplarını saatlerce tüm vücutları üzerindeki RF dalgalarına maruz bıraktı. doğumdan önce başlayan ve doğal yaşamlarının çoğu veya tamamı boyunca devam eden bir gün. Her iki çalışma da erkek sıçanlarda kötü huylu schwannom adı verilen nadir kalp tümörleri riskinin arttığını, ancak dişi sıçanlarda artmadığını buldu. NTP çalışması ayrıca beyindeki ve adrenal bezlerdeki belirli tümör türlerinin olası risklerinin arttığını bildirdi.

5G teknolojisi sağlık için riskli mi?

Yeni nesil kablosuz telefon teknolojisi 5G ile ilgili Üsküdar Haber Ajansı’na (ÜHA) açıklamalarda bulunan Şeker: 5G’ninTürkiye’de çalışabilmesi için birkaç milyon baz istasyonu kurulması gerektiğini belirterek bunun da her 3 metre ile 10 metre arasında baz istasyonu ile karşılaşma anlamına geldiğini ifade etti.5G teknolojisinin kullanımı ile doğada elektrosisin artacağını belirtti, 5G’nin getirdiği radyasyondan dolayı doğal ekosistemi ve hatta atmosferi olumsuz etkileyeceğini ifade etti. İnsan vücudunun daha önce hiç tanımadığı, hiç karşılaşmadığı türden bir radyasyona maruz kalacağını ifade eden Şeker, bunun sonucunda oluşabilecek sağlık sorunlarına dikkat çekti. 5G’nin hücre büyümesi ve organlara etki ederek kanserlerin artmasına neden olacağına, bağışıklık sisteminde, kalp ve dolaşım sisteminde, biyolojik işlevlerde kaçınılmaz olarak etki edeceğine belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Resmi Sitesi’nde 5G teknolojisi ile ilgi yaptığı açıklamamada: ‘’Yapılan çok sayıda araştırmadan sonra, kablosuz teknolojilere maruz kalma ile nedensel olarak hiçbir olumsuz sağlık etkisi ilişkilendirilmedi. Tüm radyo spektrumunda yapılan çalışmalardan sağlıkla ilgili sonuçlar çıkarılmıştır, ancak şu ana kadar 5G tarafından kullanılacak frekanslarda yalnızca birkaç çalışma yapılmıştır. Doku ısıtması, radyofrekans alanları ile insan vücudu arasındaki ana etkileşim mekanizmasıdır. Mevcut teknolojilerin radyofrekans maruziyet seviyeleri, insan vücudunda ihmal edilebilir sıcaklık artışına neden olur. Frekans arttıkça vücut dokularına daha az nüfuz eder ve enerjinin emilimi vücut yüzeyinde (cilt ve göz) daha sınırlı hale gelir. Genel maruziyetin uluslararası yönergelerin altında kalması koşuluyla, halk sağlığı açısından herhangi bir sonuç beklenmemektedir’’dedi.


Sonuç

Baz istasyonlarının insan sağlığına etkilerini tespit etmek için yapılan deney ve araştırmalar, yahut açıklamalar ortak bir sonuç vermemektedir. Birçok uzman baz istasyonlarının yerleşim alanlarına en az 10 metre mesafe uzakta olması gerektiğini belirtirken, şehir içlerindeki baz istasyonlarına vakit kaybetmeden çözüm getirilmesi yönünde açıklamalarda bulunuyor. Ancak, baz istasyonlarının kansere neden olduğuna dair bir deney ve araştırmaya rastlanmamıştır. Dünya Sağlık Örgütü ise 5G teknolojisinin şimdiye kadar insan sağlığı üzerinde bir zararının tespit edilmediğini bildirdi.  Ayrıca 5G ile çoğalan baz istasyonlarının elektromanyetik etki alanı arttıkça, enerjinin insan vücudundaki emiliminin daha aza ineceği görüşünde. Tüm veriler değerlendirildiğinde görülüyor ki belirsizliğin temel sebebi, elektromanyetik alan arttıkça insan sağlığı üzerinde olan etkilerin uzun vadede daha net tespit edileceği kanaati. Bilimsel çalışmalar bu evredeyken, “Baz istasyonlarının kesin olarak kansere yol açtığı iddiası” çoğunlukla yanlıştır.

 

 

Bunlara da Göz Atabilirsin

Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’ne ne oldu?

İddia: Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü 2011’de KHK ile kapatıldı. Twitter'da #20yilonceTurkiye etiketinde bir çok iddia gündeme geldi. En fazla etkileşim alanlar arasında "Kaç Saat Oldu?"...

Söyleyen yurtdışındaki turist acentesi değil, Fatih’teki turist rehberi

İddia: Yurtdışında bir turist acentesi Türkiye “Türkiye'ye gitmek için en iyi zaman çünkü Türkler dışarı çıkamıyor" açıklamasında bulundu. Sosyal medyada Reuters haberi kaynak gösterilerek yayılan...

Astronotlar Ankarayı değil, dünyayı gezdi. Atatürk Arsev Erarslan’ı değil babasını yurtdışına eğitime yolladı

Apollo 11 astronotlarının 1969 yılındaki Türkiye ziyaretinden bazı fotoğraf ve haberler sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşıldı. Yaklaşık 1 milyona yakın görüntülenme alan bir tweette,...

Sosyal Medya Hesaplarımız

2,311BeğenenlerBeğenme
20,140TakipçilerTakip Et
9,926TakipçilerTakip Et

En Son Eklenenler